Thermohipoterm Tıp Cihazı

Thermohipoterm Tıp Cihazı sayesinde acil durumlarda hastanın beyni 32 dereceye kadar kontrollü bir şekilde soğutularak, hastaya müdahale için süre kazanılır.

Çevre Dostu

Yenilenebilir Enerji sınıfında yer alan "Termoeletrik", atık ısıları kullanarak çevreyi korur ve uzun ömürlü olmasını sağlar.

Sessiz

Termoelektrik sistemler sessiz çalışan modüller yardımıyla oluşturulur. Çalışmaya başladığında farketmezsiniz.

Uzun Ömürlü

Termoelektrik modüller 25 yıl ve üzeri süre boyunca çalışabilme özelliğine sahiptir. Sistem kurulduktan sonra unutursunuz.

Thermohipoterm Tıp Cihazı

Dünyada olduğu gibi Türkiye’de de trafik kazaları ve kazalar sonucunda insanların ölmesi ve sakatlanması büyük bir sorun oluşturmaktadır. Trafik kazaları en çok beyin travmaları ve travma sonrası sakatlıklara neden olmaktadır. Dünyada travma sonrası beyin tedavisi ve korunması için Kranyoserebral Hipotermia (KSH) yöntemi uygulanmaktadır. Hipotermia, dokuların oksijen tüketimini azaltarak, organizmayı ve özellikle beyni hipoksinin ölümcül etkisinden korumaktadır. Bu çalışmada, Kranyoserebral Hipotermiayı gerçekleştirmek için Termohipoterm Termoelektrik Tıp Cihazının tasarımı yapılmış ve prototipi gerçekleştirilmiştir.

Ürünün amacı; dünya standartlarına uygun bilgisayar destekli, yoğun bakım ünitesinde, nakliye araçlarında, hastanelerde ve ihtiyaç duyulan her yerde kullanabilecek Termohipoterm soğutma sistemi ile bu sistemi denetleyen elektronik donanımın gerçekleştirilmesidir. Bu haliyle Termohipoterm sistemi, tümü ile yeni teknoloji ürünü olup herhangi bir kazada, anında müdahale yaparak KSH yöntemini gerçekleştirebilen bir cihazdır.

Hipotermia ve özellikle Kranyoserebral Hipotermia dünyada tıbbi amaçla çok geniş çapta uygulanmasına rağmen Türkiye’de bu tedavi yöntemi çok az ve kısıtlı bir biçimde kullanılmaktadır. KSH sistemini kullanan merkezlerin başında Amerika, Avrupa ve Japonya gelmektedir. Bu merkezlerde KSH’yi gerçekleştirmek için pratik olmayan soğutma hızı düşük, sıcaklık kontrolü ve ayarı yapılamayan ve çeşitli komplikasyonlara neden olan teknikler ve sistemler kullanılmaktadır.

Önerilen Termohipoterm sistemi Avusturya’ da incelenmiş ve T.C. Patent Enstitüsünce patenttenmiş olup, tamamen yeni teknoloji içeren, konusunda dünyada ilk ve tek sistemdir.

Termohipoterm soğutma sistemi ister yüzeysel isterse derin kranyoserebral hipotermiayı elde etmek için aşağıdaki durumlarda kullanılabilir: 

  • Ateşinin düşürülmesi mevcut yöntemlerle ve ilaçlarla mümkün olmayan her türlü hastanın hayatını kurtarmak için, beyin ameliyatlarında,
  • Suni kan dolaşım sistemi kullanmadan açık kalp ameliyatlarında,
  • Ağır hipoksi durumlarında beyin ödemlerini ve tümörlerini önlemek için reanimasyon yapıldığında,
  • Açık ve kapalı beyin travmalarının tedavisinde,
  • Genel hipotermia uygulandığında beyinin korunmasında.

Ürün insan sağlığı ile ilgili olduğu için sadece Türk insanına değil tüm insanlığa da hizmet edecektir.

 

 

Ürünün Türk ekonomisine sağlaması planlanan muhtemel katkıları şu şekilde olacaktır;

 

                        1 – Üretim – Pazarlama/Dağıtım – Satış/Satış Noktası düzeyinde, Türkiye çapında 200 civarında işsize yeni iş alanı yaratılması planlanmaktadır.

 

                        2 –  Türkiye’de T.C. Sağlık Bakanlığı’na bağlı 3.636 adet ambulans bulunmaktadır. Özel hastanelerin sahip oldukları ambulanslar ile birlikte bu sayının 5.000 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Her ambulansta iki adet sedye bulunduğundan, ambulansların içerisinde kullanılacak 10.000 adet mobil ve 2012 yılı itibariyle Türkiye’de bulunan devlete ait 949 ve özel sektöre ait 604 olmak üzere toplam 1.553 hastanenin acil servisleri ile yoğun bakım bölümlerinde yaklaşık 15.000 adet stabil olmak üzere toplam 25.000 adet “Termoelektrik Termohipoterm Tıp Cihazı” pazar hacmi olacağı öngörülmektedir. Bu, toplam 1.000.000.000 (Bir Milyar) TL boyutundaki iç pazar hacminden tüm giderler indirildikten sonra kalan brüt kar üzerinden yaklaşık 100.000.000 (Yüz Milyon) TL vergi, harç, fon, SGK primi toplamı olarak devlete ödemeler yapılacağı düşünülmektedir. Bu satışların birden fazla yıllar içerisinde yapılacağı gerçeği doğrultusunda, gelirlerin sağlanması ve devlete yapılacak olan vergi ve benzeri ödemelerin de birden fazla yıllar içerisinde yapılacağı şüphesizdir.

 

                        3 – Türkiye’de bu cihazların üretimleri olmadığından dolayı yüksek fiyatlarla yurtdışından ithal edilmesi önlenerek, toplam olarak yaklaşık 1.000.000.000 (Bir Milyar) USD dövizin ülkemizde kalması sağlanacaktır.

 

                        4 –  Bu cihazların başta Amerika Birleşik Devletleri, Kanada, Avustralya,  Avrupa Ülkeleri, Japonya ve Rusya Federasyonu olmak üzere tüm dünya ülkelerine önümüzdeki yıllar içerisinde yapmayı planladığımız ihracatı nedeniyle ülkemize yaklaşık 10.000.000.000 (On Milyar) USD döviz geliri girişi sağlanması planlanmaktadır.